Tüm Haberler

Etiketler

Bu toplumun yükünü kim taşıyor: Erkekler mi Kadınlar mı?

www.tips-fb.com Gönderen Mustafa Çelikpençe 17 Ekim 2012 Çarşamba

Yazar : Ali Seyyar

Kadınların her türlü şiddete karşı korunması gerektiğini her zaman savunmuşumdur. Fakat Türk toplumunda sadece kadınlar mı şiddete maruz kalıyor, sadece onlar mı çile çekiyor? Toplumunuzda fizikî, bedenî, ruhî ve sosyal açıdan erkeklerin sağlığı daha çok bozulmakta olduğunu söylesem ne derseniz? Nitekim erkeklerin ortalama ömrü bu yüzden, kadınlarınkine göre daha düşüktür. Erkek çocuklarımız, okulda öğretmenleri tarafından daha çok azar işitir veya dayak yer (kendi çocukluğumu hatırladım da…). Erkekler bir vatan borcu olarak askere gitmek mecburiyetinde, savaşlardan da kaçamazlar, aksi takdirde ya hapis yatarlar ya da disiplin koğuşunda “disko müziği” dinlemek mecburiyetinde kalırlar. Vatan için savaşan erkekler, ya şehit ya da (malul) gazi olur. Yaşadıkları bütün olumsuzlularını genelde içlerine atarlar, bazen istemeseler bile post-travma yoluyla dışa yansıtırlar. Erkekler, emek piyasasında kadınlara göre daha ağır ve tehlikeli işlerde çalışır. Ağır ve tehlikeli işlerde çalışmak, başta iş kazaları ve meslek hastalıkları olmak üzere birçok riski de beraberinde getirmektedir. Üretim sürecine giren yüzlerce kimyasal maddenin yol açtığı meslek hastalıkları ve iş kazalarının kurbanları hemen hep erkeklerdir. Patlayıcı, parlayıcı, yanıcı tehlike özelliği olan kimyevî maddelerin üretiminde, depolarda ve taşımacılığında çalışanlar hep erkektir. Yüksek ısıya karşı çalışanlar nedense yine hep erkeklerdir. Gemi yükleme, boşaltma, kurtarma işlerinde çalışanlar arasında hiç kadın işgücü gördürdünüz mü? Radyoaktif kirlenmeye maruz kalacak işlerde ve ortamlarda çalışanlar kim? Peki yerüstü ve yer altı maden ve ocaklarında çalışanlar yine erkekler değil mi? Ailesinin rızkını temin edebilmek için memleketinden yüzlerce kilometre uzaklarda tersanelerde gece gündüz çalışan, ömrünü barakalarda geçirenler kim? Yurt içi terör ve şiddet eylemlerine karşı bizi koruyan polis ve askerlerimizden gazi ve şehit olanlardan hiç kadın var mıdır acaba? Köprü, baraj, iskele, yüzer vinç, havaî hat gibi yüksek yerlerde çalışanlar yine hep erkekler değil midir? Kuyu, tünel, kanalizasyon gibi yer altı inşaat ve tamirlerinde sadece erkeklerin çalışması bir tesadüf müdür? Hani kadın erkek eşitliği? Haydi, erkekler daha çok ücret elde ediyor diye bir de itiraz edelim. Toplumun kalkınması için erkekler, hayatlarını bile tehlikeye attıkları halde neden hiç takdir edilmezler?

İnşaat Sektöründe İş Kazaları ve Ölen Erkekler
Üretim sürecine giren her yeni madde, her yeni makine, araç ve gereç insan sağlığı, işyeri güvenliği, çevre sağlığı ve çevre güvenliği için bir tehdit oluşturur. Bir bakıma yükselen refahın faturası, iş kazaları, meslek hastalıkları ve ölüm olarak erkek işgücüne kesilmektedir. Küreselleşme sürecinin özellikleri, inşaat iş kolunu daha da riskli bir sektör haline getirmiştir. İş kolunda taşeronlaşmanın artmasıyla işçi devrinin yükselmesine bağlı olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin yok denecek düzeye inmesi, şantiyeleri çok tehlikeli iş alanları haline getirmektedir. Bir taraftan en kısa zaman ve en düşük maliyetle işi bitirme çabası, bir taraftan taşeronlarla bölünmüş şantiyelerde işi yönetmenin zorluğu, iş kazalarını da artırmaktadır. İnşaat işçilerinin geçici sürelerle ve mevsimlik çalışması, iş kolundaki kayıt dışı çalışmanın yaygınlığı, kaza riskini artıran diğer önemli etkenlerdir. Endüstrileşmiş ülkelerde meydana gelen ölümcül iş kazalarının % 25 ile % 40’ı şantiyelerde yaşanmaktadır. Hâlbuki inşaat sektörü bu ülkelerde işgücünün sadece % 6 ile % 10’unu istihdam etmektedir. Ama ortaya çıkan sonuç, erkek işgücü açısından çok vahim: İnşaat sektöründe her yıl dünyada ortalama olarak 60.000 ölümcül kaza meydana gelmektedir. Yani inşaat sektöründe çalışmak mecburiyetinde olan 60 bin erkek işgücü, her yıl hayatını kaybetmektedir. Türkiye’de de tablo farklı değildir. Ölümle sonuçlanan iş kazalarında inşaat sektörü hep birinci sırada yer almaktadır. İnşaat sektörünü yine erkek yoğun istihdamın olduğu kara taşıma ve boru hattı taşıma işleri takip etmektedir. Türkiye’de ortalama olarak 1 milyon 200 bin erkek işgücü, inşaat sektöründe çalışmaktadır. Her yıl 7 bin civarında iş kazası meydana gelmekte ve yaklaşık olarak 400 erkek işgücü bu kazalar sonucunda hayatını kaybetmektedir. İş kazası geçirenlerin önemli bir kesimin bir de kalıcı olarak sakatlandıklarını dikkate alacak olursak, bedensel özürlülerin arasındaki erkek oranının gittikçe arttığını söyleyebiliriz.

Emek Sarf Eden Erkeklere Saygı
Erkekler, genelde daha ağır ve yoğun işlerde çalıştıkları için, bedenen ve ruhen daha hızlı bir şekilde yıpranırlar. Bundan dolayı da daha çabuk yaşlanırlar ve kadınlara göre ortalama olarak 7-8 yıl daha az yaşarlar. İlginçtir, hanımlar daha uzun ömürlü oldukları halde sosyal sigortalı erkeklerden daha önce emekli olurlar. Mesela bundan böyle Türkiye’de sosyal sigortalı kadın işgücü, 58 yaşında emekli olabilirken, erkek işgücü ancak 60 yaşında emekli olabilmektedir. Bu âdil mi sizce hanımlar? Hem daha erken emekli olacaksınız hem de erkeklere göre daha uzun bir dönem emekli maaşı alacaksınız? Pekiyi, bu sistemi kim finanse ediyor? Kim olacak, emek piyasasında ağırlıklı olarak erkekler çalıştığına göre, yine vergi ve sosyal sigorta primini ödeyen erkekler tabii ki. Hanımlar, halinizden hiç şikâyet etmeyiniz. Çalıştığınız alanlar genelde az tehlikeli ve temiz. Hem iş hem de sosyal güvenlik hukuku sizi erkeklere göre daha çok koruyor. Erkeklere göre daha çok mutlu olma hakkınız var, sağlığınıza ve güzelliğinize dikkat ediniz. Üzülmeyiniz ve kederlenmeyiniz. Her şey istediğiniz gibi olsun. Erkekler, gönüllü olarak bu düzenin kurbanları olsun ve bu toplumun yükünü yine erkekler çeksin. Bundan dolayı erkekler, isyan edip kadınlara karşı bir düşmanlık beslemez. Erkekler, kadınlardan sadece biraz saygı, takdir ve anlayış bekliyor. O kadar.

Bu toplumun yükünü kim taşıyor: Erkekler mi Kadınlar mı? haberi için 0 yorum

Yorum Gönderme

Yazı ile ilgili yorumunuzu buradan girebilirsiniz.
Alttaki "Bir Kimlik Seçin" bölümünden, Adı/Url 'yi seçip isminizi girerek, yorumunuzu sahipsiz bırakmayın

Bloglar Yarışıyor

Bloglar Yarışıyor Blog Etkinliği / Ödüllü Yarışma

Yazarlar

İsmail ÇELİKPENÇE
Erenler - Evliyalar

Son Yorumlar

Site Trafiği

Ziyaretçi Sayısı

İzleyiciler