Köyümüz Abdegiller sülalesinden rahmetli Cafer Eker'in eşi, Burhan Eker'in ve Orhan Eker'in annesi Fatma Eker vefat etmiştir. Cenazesi 24/01/2010 tarihinde (yarın) öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verilecektir.
Merhumeye Allah'tan rahmet diler, yakınlarına baş sağlığı dileriz.
Köy Camisi:1987 – 1993 yılları arasında Çolakların rahmetli Mehmet Çolak (Demirel dayının) muhtarlığı zamanında yapılmıştır. Daha önceki cami 1947 - 1948 yıllarında Hacıibramların rahmetli İbrahim Arslan (Hacı İbram dayının) muhtarlığı zamanında ahşaptan yapılmıştı.
Köy İmamları:Köyün ilk resmi hatibi rahmetli Gavuşların Durmuş Çelikpençe (Durmuş dayıdır.) Sonra rahmetli Hocaların İsmail Akkaya (Hoca dayıdır.) Daha sonra Duman köylü rahmetli Yakup Duman (Yakup Hoca) köye imam olmuştur. Eselerin rahmetli Hasan Esen, Pekmezlerin rahmetli Hüseyin Pekmez, Şahanların Halil İbrahim Östürk köy ücretiyle imamlık yapmışlardır. Köye imam kadrosu 1976 yılında verilmiş, ilk resmi kadrolu imam hatip Mahdumlar Köyünden Geyve’de oturan Mehmet Kalaycıdır. Köyümüzden Hacıibramların Mustafa Arslan ve Malasların Fazlı Biçer de köy camimizde resmi kadrolu imam hatiplik yapmışlardır. Bunlardan başka köy dışından da köyümüzde imam hatiplik yapanlar olmuştur.
Köy ilkokulu:Rahmetli İbrahim Özdemir (Eğitmen) harf devriminden sonra halka okuma yazma öğretmek için devlet tarafından eğitmenlik yapmak için görevlendirilmiştir. 1950 lili yılların sonunda rahmetli Delaların Mehmet Seyyar (Dela amcanın) muhtarlığı zamanında bugünkü okul tuvaletinin olduğu yerde taş yapı olarak temel atılmış, 1960 ihtilalinden sonra reysen muhtar yapılan rahmetli Hırcellerin Ali Berber (Ali çavuşun) zamanında bugünkü okulun yerine yığma tuğladan bir bina yapılmıştır. 1961 – 1962 eğitim ve öğretim yılında öğretime başlanmıştır. Bu binanın yerinede bugünkü mevcut okul binası yapılmıştır. Öğrenciler taşımalı eğitime dayalı olarak Taraklı’da eğitim ve öğretim görmeye başlayınca bu bina da metruk hale gelmiştir.
Köy Çeşmesi:Köyün ortasında bulunan çeşmenin geçmişi köyün kuruluş yıllarına dayanır. 1950 lili yıllarda çeşme yeniden yapılırken Gıcılar mevkiinde bulunan çeşmenin başından itibaren köye doğru gelen bir insanın içinde eğilerek yürüyebileceği bir şekilde horasan yapımı bir su tüneline rastlanmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi 1950 lili yıllarda çeşme yenilenirken köyümüzden ilk trafik kazası da verilmiştir. Rahmetli Atikelerin Mehmet Sanlı (Mehmet amca) atıyla köyün bağlı bulunduğu Göynük ilçesine su borusu almaya gitmiş, dönüşte Göynüğün eski virajlı yollarında hayvan kamyondan ürkmüş Mehmet amca hayvandan düşerek hayatını kaybetmiştir. Daha sonra bu çeşme de yıkılarak yerine bugünkü çeşme yapılmıştır.
Köy Yolu:Köyü Taraklı ilçesine bağlayan yol çalışmaları, 1960 yıllarda başlamış defalarca güzergâh değiştirilerek davam etmiştir. Bu günkü yol, ancak 2006 yılında asfaltlanmıştır. Kayaboğazı göleti faaliyete geçtiğinde yolun, Embirler mevkiinden Çamtepe yol ayırımına geçerek Gölpazarı Taraklı yoluna bağlanacağı, Acısu üstünden eski Gerişler harmanının karşısından yola ineceği belirtilmektedir. Gölpazarı Taraklı yolunun Vezirhandan başlayarak Taraklıya kadar Göynük Geyve arasındaki yol ölçülerinde yapılacağı, ihale çalışmalarının devam ettiği belirtilmektedir.
- Köy 1959 yılında Bolu ilinden ayrılarak Sakarya iline bağlanmıştır.
- Köye elektrik 1979 yılında gelmiştir.
- Köye Telefon 1985 yılında bağlanmıştır.
- Köyden ilk okuyan ve devlet memuru olan rahmetli öğretmen Mehmet Özdemir'dir.
- Köyden ilk İlahiyat mezunu İsmail Çelikpençe'dir.
- Köyden ilk Mühendis rahmetli Mustafa Berber'dir.
- Köyden ilk ve tek Avukat Mehmet Terzi'dir.
- Köyden ilk ve tek Doktor Burak Terzi'dir.
- Köyden ilk ve tek Profesör Ali Seyyar'dır.
- Köyden ilk hacca giden hanesi sönmüş olan rahmetli Onbaşıların Mehmet amcadır.
- Köyden ilk ve tek yurt dışına çalışmak için giden Selahattin Seyyar'dır.
- Köyden İstanbul’a ilk gidip yerleşen halen Taraklı da oturan Mustafa Eker'dir.
Köy İmamları:Köyün ilk resmi hatibi rahmetli Gavuşların Durmuş Çelikpençe (Durmuş dayıdır.) Sonra rahmetli Hocaların İsmail Akkaya (Hoca dayıdır.) Daha sonra Duman köylü rahmetli Yakup Duman (Yakup Hoca) köye imam olmuştur. Eselerin rahmetli Hasan Esen, Pekmezlerin rahmetli Hüseyin Pekmez, Şahanların Halil İbrahim Östürk köy ücretiyle imamlık yapmışlardır. Köye imam kadrosu 1976 yılında verilmiş, ilk resmi kadrolu imam hatip Mahdumlar Köyünden Geyve’de oturan Mehmet Kalaycıdır. Köyümüzden Hacıibramların Mustafa Arslan ve Malasların Fazlı Biçer de köy camimizde resmi kadrolu imam hatiplik yapmışlardır. Bunlardan başka köy dışından da köyümüzde imam hatiplik yapanlar olmuştur.
Köy ilkokulu:Rahmetli İbrahim Özdemir (Eğitmen) harf devriminden sonra halka okuma yazma öğretmek için devlet tarafından eğitmenlik yapmak için görevlendirilmiştir. 1950 lili yılların sonunda rahmetli Delaların Mehmet Seyyar (Dela amcanın) muhtarlığı zamanında bugünkü okul tuvaletinin olduğu yerde taş yapı olarak temel atılmış, 1960 ihtilalinden sonra reysen muhtar yapılan rahmetli Hırcellerin Ali Berber (Ali çavuşun) zamanında bugünkü okulun yerine yığma tuğladan bir bina yapılmıştır. 1961 – 1962 eğitim ve öğretim yılında öğretime başlanmıştır. Bu binanın yerinede bugünkü mevcut okul binası yapılmıştır. Öğrenciler taşımalı eğitime dayalı olarak Taraklı’da eğitim ve öğretim görmeye başlayınca bu bina da metruk hale gelmiştir.
Köy Çeşmesi:Köyün ortasında bulunan çeşmenin geçmişi köyün kuruluş yıllarına dayanır. 1950 lili yıllarda çeşme yeniden yapılırken Gıcılar mevkiinde bulunan çeşmenin başından itibaren köye doğru gelen bir insanın içinde eğilerek yürüyebileceği bir şekilde horasan yapımı bir su tüneline rastlanmıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi 1950 lili yıllarda çeşme yenilenirken köyümüzden ilk trafik kazası da verilmiştir. Rahmetli Atikelerin Mehmet Sanlı (Mehmet amca) atıyla köyün bağlı bulunduğu Göynük ilçesine su borusu almaya gitmiş, dönüşte Göynüğün eski virajlı yollarında hayvan kamyondan ürkmüş Mehmet amca hayvandan düşerek hayatını kaybetmiştir. Daha sonra bu çeşme de yıkılarak yerine bugünkü çeşme yapılmıştır.
Köy Yolu:Köyü Taraklı ilçesine bağlayan yol çalışmaları, 1960 yıllarda başlamış defalarca güzergâh değiştirilerek davam etmiştir. Bu günkü yol, ancak 2006 yılında asfaltlanmıştır. Kayaboğazı göleti faaliyete geçtiğinde yolun, Embirler mevkiinden Çamtepe yol ayırımına geçerek Gölpazarı Taraklı yoluna bağlanacağı, Acısu üstünden eski Gerişler harmanının karşısından yola ineceği belirtilmektedir. Gölpazarı Taraklı yolunun Vezirhandan başlayarak Taraklıya kadar Göynük Geyve arasındaki yol ölçülerinde yapılacağı, ihale çalışmalarının devam ettiği belirtilmektedir.
- Köy 1959 yılında Bolu ilinden ayrılarak Sakarya iline bağlanmıştır.
- Köye elektrik 1979 yılında gelmiştir.
- Köye Telefon 1985 yılında bağlanmıştır.
- Köyden ilk okuyan ve devlet memuru olan rahmetli öğretmen Mehmet Özdemir'dir.
- Köyden ilk İlahiyat mezunu İsmail Çelikpençe'dir.
- Köyden ilk Mühendis rahmetli Mustafa Berber'dir.
- Köyden ilk ve tek Avukat Mehmet Terzi'dir.
- Köyden ilk ve tek Doktor Burak Terzi'dir.
- Köyden ilk ve tek Profesör Ali Seyyar'dır.
- Köyden ilk hacca giden hanesi sönmüş olan rahmetli Onbaşıların Mehmet amcadır.
- Köyden ilk ve tek yurt dışına çalışmak için giden Selahattin Seyyar'dır.
- Köyden İstanbul’a ilk gidip yerleşen halen Taraklı da oturan Mustafa Eker'dir.
- Köyden ilk okyanus ötesine (Amerikaya) giden İsmail Yavuz'dur.
- Köyden ilk ve tek polis memuru İlyas Arslan'dır.
- Köyden ilk ve tek ormancı Recai Atar'dır.
- Köyde ilk traktör büyük Malaslar ile yukarı Abdegiller tarafından ortak alınmıştır.
Yaklaşık bir sene önce açtığımız Akçapınar Köyü Web Sitemizi bugün itibarıyla yeniledik.
Sitemizde yeniliklerin devam edeceği bilgisini vererek, yeni tasarım ile ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.
Web Sitesi Yöneticisi : Mustafa Çelikpençe
Yazar : Ali Seyyar
FOTO: (Soldan sağa): Ali Seyyar, Dumanköylü Hacı Yakup Hoca; Saadettin Arıcıoğlu.
Yaşlılık, eğer kader planında başka bir senaryo çizilmemiş ise her insanın dünya hayatında yaşayacağı bir süreçtir. Yaşlılık, aynı zamanda ölüm için bir hazırlık dönemidir. Bu şuurla yaşayan yaşlı insanlar, ölüme her zaman hazırlıklıdırlar. Dumanköylü Yakup hocayı, bildim bileli hep yaşlı fakat birçok yaşlı insandan farklı olarak aktif bir insandı.
Çocukluğumdan beri Almanya’dan Türkiye’ye ailece tatil için geldiğimizde kendisiyle mutlaka görüşür ve o tatlı tebessümlerinden manevî haz alırdım. Zaman ilerledikçe de kendisine olan manevî bağlılığım, artarak devam etmiştir. Memleketime temelli döndükten sonra da kendisiyle sık sık görüşür ve rüya gibi metafizik konular hakkında sohbet ederdik. Adapazarı’ndaki hanemize özel olarak üç kez ziyarette bulundu. En son ziyareti yeni doğan kızımız Zeynep Dilara içindi. Son kez kendisini Burak Terzi kardeşimizin nişan merasiminde görüp elini öpmüştüm. Masasında İstanbul’daki muhipleri bulunuyordu. Köylülerimiz hocalığı dışında onun derin dünyasını pek fark edememişlerdi ama uzaklardaki insanlar ondaki manevî zenginliği keşfedebilmişlerdi. Sık sık il dışına çıkar ve kendisine manevî yönden bağlı olan dostlarıyla bir araya gelirdi.
Özel Hatıralarımız :
Özel sohbetlerimizde bana geçmişte yaşadığı birçok ilginç olayı anlatırdı. Bazen de benim ısrarlı sorularım karşısında gördüğü rüyalarını söyler, ben de onları ileride değerlendirmek maksadıyla not ederdim. Özellikle sadık rüyalar, insan hayatına yön veren özel ilahî mesajlar olmaları hasebiyle önemli birer kaynaktır. Burada özel rüyalarını detaylı bir şekilde dile getirmeyeceğim ama aldığı bazı kararların, rüyalara dayandığını söyleyebilirim. Mesela zamanın haylaz bir talebesinin, Akçapınar köyümüzün camiisinde tertiplenen Kuran Kursundan sık sık kaçmasına rağmen hocamızın onu her defasında evinden alıp üzerinde ısrarla durup onu sonuna kadar okutması, rüyada kendisine verilen görevden dolayıdır. O talebe, bugün Sakarya’nın meşhur Orhan Camii’nin çok sevilen bir müezzinidir.
Akçapınar Köyünde Görev Alması :
Yakup hocamızın genç yaşta Dumanköyü’nden Akçapınar köyümüze imam olarak gelmesi veya getirilmesi de ayrı bir olaydır. Rahmetli dedem o zamanlar köyümüzün muhtarıdır ve o dönemlerde imam kıtlığı olduğu için, bizzat Yakup hocayı Dumanköyü’nden alıp köyümüze getirir. Ancak bu iş, o kadar kolay olmaz. Yakup hocamızın rahmetli babası oğlunu aslında vermek istemez, çünkü tarla bahçe işleri için bir işgücüne ihtiyaç vardır. Onun için kabul edilmez düşüncesiyle yüksek bir maaş (aslında arpa veya buğday) talep eder. Dedem de buna rağmen teklifini hemen kabul eder ve babası da mecbur olur oğlunu göndermeye. Aslında dedemin Yakup hocayı köyümüze imam olarak getirmek istemesinin bir başka önemli sebebi daha var. Kardeşi yani Halil ismindeki büyük amcam hasta yatağında ölümü beklemekte ve dedem de kardeşinin son nefesini bir imamın manevî refakatinde vermesini istemektedir. Nitekim öyle de olur. Ayrıca Yakup hoca, rahmetli Halil amcamızın mezarlığını dedem ile birlikte bir iki hafta boyunca ziyaret edip ruhuna Kuran’dan sureler okurlar. Bu esnada anneannem (Halil amcamın kız kardeşi Sıdıka Hanım) bir rüya görür. Rüyasında Halil amcam, Yakup hoca’nın kendisi için okuduğu Kuran’dan çok ferahladığını ve teşekkür babında kendisine bir hediye vermek istediğini ve Yakup hoca’nın evlerine giderek, dul eşinden dolapta saklı olan hiç giyilmemiş bir gömlek ile çorabı istemesini söyler. Yakup hoca da anneannem tarafından kendisine iletilen ve rüya âleminden gelen bu mesaj doğrultusunda görevindeki ilk hediyesini almış olur.
Rahmetle Anıyoruz :
Kendisiyle yaşadığımız epey hatıralarımız var. Bir keresinde birlikte eşim, annem ve Kavuşların Ayşe teyze ile birlikte rahmetli şeyhinin Göynük’teki mezarlığına gitmiştik. Kendisinin hangi manevî kaynaklardan beslenmiş olduğunu böylece öğrenmiş oldum. Bütün sevdiğim insanlar, bizlerden tek tek ayrılıyorlar. Yakup hocamız da ansızın aramızdan ayrılıverdi. Cenazesine bile katılmak mümkün olmadı. Çünkü ruhunu teslim ettiğinde bir sempozyum sebebiyle yurt dışındaydım. Köyüme gittiğimde Yakup hocamın yokluğunu çok hissedeceğim. Çünkü o benim manevî bir rehberimdi. Ruhuna her daim Fatihalar okuyup, manen de olsa muhabbetimi ve birlikteliğimi devam ettireceğim. Ruhun şad olsun, sevdiklerinle birlikte ol Yakup hocam.






